10 Ocak 2010

iyiyle kötü içiçe..

"Aslında hepsini seviyorum bu insanların, savaşım onlarla değil. Onlardan gelen kötülüğe karşı (..)"

Saint-Exupéry'nin Gece Uçuşu isimli kitabında geçen bu cümleleri okuduğumda, not düşmüştüm bir kenara. İnsanları her şeye rağmen sevmenin nasıl bir şey olduğunu anlamaya çalışırken kafamdaki soruları cevaplamama yardımcı olan notlardan biri oldu bana..


İnsandan gelen kötülük..
insanın kendisi değil kötülük..


kötülük hepimizin içinde var.
Ama iyilik de var.


Hiç beklemediğin anda,
beklemediğin yerden gelen iyiler, iyilikler var.


Bana gelen kötülüğü yansıtırsam,
iyiyi görmekten kaçınan gözümdür ben sadece o zaman.


Peki, neden iyiyi görmekten kaçınır insan?
İnsanın bilinçsiz benliğini (egosunu) beslemek adına iyiyi görmekten kaçındığını düşünüyorum ben.


Savaşa giren insan....


Bir de egoyu büyüten iyiliklerle, iyiler var... "Ben iyi olmalıyım, diğerinden iyi olduğumu bildiğim! Sürece..ben'imi en iyi biçimde pışpışlarım" diyen insanımdır. Yani ben'i büyütmek adına iyi olduğum yalanını savurduğumda ortaya...kendimi kandırmaktan başka bir iş yapmayanımdır o zaman.


"Be insanoğlu ben hiç mi hata yapmam?" diye sormak sorabilmek cesaret ister..Ancak cesursam sorabilirim bu soruyu kendime. Savaşların en büyüğüne açılan kapının parolasıdır böyle sorular. En zor olandır bilinçli benliğimle karşılaşmak içeride.


Kendisi dahil insanı sevmenin yolu böyle sorulardan geçer. Kendini bilen, hata yapılmadan yaşanamayacağını bilir. Ben hata yapıyorsam başkası da yapar. Hata yapmayan insan yaşamıyordur ya da insan üzeri bir varlıktır. Kaçışı yok bunun, farklı veya benzer sebeplerle hepimiz hatalar yaparız..


Kötülük konusu da aynen böyle değil midir?. Ben kötülük yapabiliyorsam, o da yapar. Allah aşkına hiç mi kötü olmadık ömrümüzce, saçını beğenmediğimiz komşunun ardından, hiç mi dudak bükmedik? Günlerini verdiği projesini hiç mi acımadan küçümsemedik arkadaşımızın? Hiç mi kendimizi, dostun! aptal olduğuna inandırmadık ve başkaları da inansın diye var gücümüzle çalışmadık? (Peki tamam sonuncusunun biraz ağır olduğunu kabul ediyorum. Onu her akıl! yapamaz.)


Korkudan yapıyoruz kötülüğü. Altta kalmaktan korkuyoruz. Egomuz korkar çünkü, yara almaktan, küçük kalmaktan. Sadece dışarda olup bitene değil, içimize de göz atabildiğimizde egomuz başına neler geleceğini bildiği için, beslenmesi yavaşlayacağı için; başkalarına bakmayı tercih ediyoruz. Başkalarının kusurunu görmeyi seviyoruz. Çünkü işimiz gücümüz egomuzu beslemektir bizim.


Peki böyle egomuzun kölesi olmaya devam ettiğimiz sürece insanı sevmekten sözedebilir miyiz?
Onu bilemiyorum işte.

12 yorum:

hasretsenfonileri, dedi ki...

Bitanem savaşı kötülük olarak tarif hem gerçeği yansıtmıyor hem de çok hafif kalıyor!!.. Yani o savaş denen afeti yaratanlar ticaret yapıyorlar bitanem kötülük değil!! Ülkeleri adına, mahvolmamak adına, ülkelerindeki insanların geleceklerini garanti altına almak adına... üstelik bunu iyilik olarak algılayıp ve buna inanıp yapıyorlar..

LODOSCU dedi ki...

Haklısınız hocam. Özellikle ülkeler arasındaki savaşlardan söz ettiğimizde kötülük kelimesi bazen yersiz bazen çok yetersiz kalır.

Ama hocam, kendisinin de hata yapabileceğini kabul eden insandan söz ettiğimizde, durum yine aynı mı olur? Bakışlarını karşısındakinin eksiklerine yönelteceğine içinde "büyüt beni diyen" egosunun yaptıklarına yöneltse, başka bir ifadeyle bilincini devreye alarak, egosunun büyümek için kendine ve başkalarına neler yaptığını fark etse..kötülükleri önlemek adına kocaman bir adım atacaktır diye düşünüyorum.

Çünkü hocam bana göre hemen her kötülüğün temelinde "ego savaşları" yer almakta.

newbahar dedi ki...

Hatalarım, pişmanlıklarımı doğuruyor. Zaman zaman kötü olduğumu kabul ediyorum elbet. Yada itiraf ediyorum mu demeliyim!!
Ve içinde kötülük barındığını düşündüğüm insanları da sevmiyorum. O kadar çok ki. Akılları ve mantık/sızlık/ları kötülüğe çalışan insanlar vardır. Bunlar bir devleti çökertip, savaşlar çıkartabilir. İnsan öldürebilir vs. vs.
Sanırım bunları düşündükçe bazılarımızın içinde barınan kötülük pek bi masum kaldı.
Umarım gece gece okuduğum yazınızın özünde bir yorum bırakabilmişimdir:)
Sevgiler

LODOSCU dedi ki...

Hayır newbahar, zaman zaman da olsa kötü olmadığınıza eminim ben:) Bazılarımız daha çok bazılarımız çok küçük dozlarda arada bir kendimize (buna nefsimize ya da egomuza da diyebiliriz) yenik düşüp, yaramazlık yapıyoruz sadece:) Benim dokunmaya çalıştığım da bu yaramazlıklar aslında..

Her ne kadar onların temelinde de korku barınsa da, dediğiniz gibi savaşlar, katliamlar v.s insaf, izan sınırlarının çok üzerinde..
Ve yüreğinde kötülükten başka bir şey yaşamayan insanı sevebilmek kolay değil elbette.

Samimi yorum için teşekkürler.
Sevgiler.

bilge dedi ki...

insanın insana ettiği kötülüğü hiç bir canlı yapamaz ben merkeziyet zihinler ben mükkemelim diye gezinirler ortalıkta ve egolarını tatmin eder ve beslerler kendi akılları sıra .yıllarca söylediğim bir söz vardır kötülüklerde iyiliklerde bizde mevcut hata varsa bir yerde orda eylemde vardır.bence en büyük meziyetlerden biride insanın kendi kötülük ve iyiliklerinin farkında olabilmesidir farkında olduğu zaman zaten sorun kalkmıştır ortadan..sevgilerimle...

LODOSCU dedi ki...

Elbette kötülükle beslenen hasta ruhlardan söz etmiyoruz diyerek, özetle budur:) diyorum yorumunuza..
Sevgilerle.

kediperisi dedi ki...

Ah şu egolar evet,( çok beğendim yazınızı bu arada unutmadan söyleyeyim)hep öne çıkma, üste çıkma, sizin dediğiniz gibi altta kalmaktan korkma...egolarımızı törpüleyebildiğimiz oranda insanız,hatalara gelince hatasız kul olmaz:)pişmanlıklar, hatalar tabii ki olacak önemli olan aynı hatayı tekrar yapmamak galiba...

LODOSCU dedi ki...

Yazıda eksik kalanı tamamlamışsınız sevgili arkadaşım.
Bazen konu hataları farkedebilmekle kapanmayabiliyor.Tekrara düşmemek de çok..bazen daha çok özen istiyor. Bunun ölçüsü egoyu ne kadar büyüttüğümüze bağlı galiba:)

Sevgi Damlalarım dedi ki...

iyiylik ve kötülük savaş ve barış bunlar çelişki gibi olsada bunları yöneten içimizdeki duygular ben sevgiyle yoğrulmuş duyguların gdo larıyla oynadıkları için sevgiden yoksun bir toplum olduk böyleece
sevgi lerr diliyorum

LODOSCU dedi ki...

Duyguların gdo'larıyla oynanmış bir toplum..çok yerinde bir tanım olmuş sevgili sevgi damlalarım..Ama zaten "ortam ve şartlar bana başka şans tanımıyor" diye diye maddeye tamah eden böyle toplumlarda bundan başka sonuç beklenemez ki..nedenini henüz anlamış değilim ama, bozulmak işimize gelmiş görünüyor. Oysa, iyilikle kötülüğün herbiri tercihlerimizin sonucu. Ve yavaş yavaş...neyi tercih edersek o oluyoruz.

Sevgilerimle.

atesinsesi dedi ki...

derler ki, yelkovan akrepten korkuğundan böyleymiş bu zamanlar....

LODOSCU dedi ki...

Devir korku devri ne de olsa...
Ama korkunun ecele faydası yok.

Ve ecele rağmen yelkovanla akrebin anlamının olmadığı bir boyut var neyse ki.