hedef etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
hedef etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

26 Eylül 2010

dar geçit




Av peşindeysek, onu vurmak istiyorsak, doğru bir yerden saldırmalıyız.
Kimsenin av beklemediği bir yerde av arayan biri, sonsuza dek hiç bir av görmeden bekler.

Araştırmaktan yılmamak yeterli değildir.
Bir şey doğru biçimde aranmıyorsa bulunmaz."
(bilgelik kitabından anlık bir tespit:)







Hepimizin hayat planı aynı mı işler bilmiyorum ama, benim yaşantımda yaşadığım her bir şeyin sonu, yaşanacak olanı "ihtiyaç duyduğum kadar" yaşadığımda geliyor.

Görünen o ki; ne istersem isteyeyim, şu an yaşadıklarımı anlamadan ya da şu an elimde olandan razı olmadan bir diğerine gitmeye geçit yok bana. Aşılmış yollar uzadıkça, aşılacak yollar daralmakta.

İşin taa başına, "benim derdim kendimle" dediğim günlere döndüğümde, bu tespiti çok önceleri yaptığımı hatırlıyorum; benim törpülenmem gerek demiştim; düşüncelerimle tepkilerimi bilinçli ve de gönüllü olarak değiştirirsem yaşadıklarımı da değiştirebilirim demiştim.
Daha doğrusu, atıyorum, en az iki bin yıldır söylenegelmiş bu tür sözlere ben iki bin yıl sonra inanmışım. Çok geç kalmamışımdır umarım!

**
Bir arka planın önündeki amacım kendimi plana uygun hale getirmekti. Törpülemek ve esnetmekti beni. Biçim vermekti..Hepsi buydu ve bu kadar basitti. 
Oysa bugün yanlış, "geliyorum ha!" diyorken ben engel olamıyorum;
Yanlışı yaparken, yapma! diyorum ama..yapıyorum.
Yanlışı derken, deme! diyorum ama..diyorum.
"O olmadı madem şu bildiğimi yapayım " diyorum ama..yapamıyorum. 
Bilmeyi istedikçe bilmenin yetmediğini öğreniyorum. Bu sürecin neredeyse ömür boyu devam edeceğini öğrenmek, o koca törpünün benden bir toz zerresini bile sökemeyişini katlanılır hale getirmiyor.

Kendime değil ama, beceriksizliğime ve kifayetsizliğime....sinir oluyorum!!!
Ama..her şeye rağmen ve de sanırım..içinde bulunduğum döngüyü -az da olsa- görebiliyorum. Bu da iyi bir şeydir, umarım.

**

"Bir adam dış dünyadan kaynaklanan korkular ile umutların eline düşer, bu durumdan kurtulmayı başaramazsa, kişiliği iç tutarlılığını yitirir.
Böyle bir tutarsızlık her zaman üzücü sonuçlar doğurur(...)

Onun başına gelenler salt dış dünyanın yarattığı etkilerin sonucu değildir, aynı zamanda kendi doğasından kaynaklanan eylemlerin doğal sonucudur."
(bilgelik kitabından bir başka tespit:)

11 Aralık 2007

mazeret bildirimi..

Arayı uzattım yine farkındayım..fakat mazeretlerim sağlam. Mızırdanmak gibi olmazsa
bir kaçını günlüğüme kısaca not etmek isterim: yıl sonu işlemleri nedeniyle –ki bu taa nisana dek uzanan bir süreçtir- biraz yorgunluk var üzerimde…
Çalıştığım şirket ve şirketin dahil olduğu grupta büyük bir yeniden yapılanma çalışmaları başladı..Ortalık toz duman..yani bünye içinde teyakkuz durumları var..İçte mi kalacağız,dışta mı? İçerdeysek olduğumuz yerde mi sayacağız?Olduğumuz yerde olmazsak nerde olacağız?…İşte bunun gerginliği bir başka mazeret..
Bunca tantananın arasında ben de kendime en az bir hedef bulma çalışması başlattım.. Bu da başlı başına bir mazeret sayılabilir bence.Ama tabii bu diğerlerinden ayrı ve uzun bir mesele..İlle de yeni bir hedefim olsun-istiyorum.Birbirinden farklı, birbirinden güzel amaçlarım olsun diyorum:)) ve daha bir sürü şey diyorum..Ama kafamın içindeki gürültüyü susturup, bir noktaya kilitlenemediğim için henüz ciddi bir araştırma ve ayıklama yapabilmiş değilim.Bu mazeretim başlı başına ve uzun uzun anlatılası bir konu ama bende hâl ve mecal yok..olunca yazacağım buraya.. hem belki o zamana hedefimi de bulmuş (ya da netleştirmiş) olurum..
Heyecanlandım şimdi bak…ve hatırladığım kadarıyla bu iyi bir şeydi!