06 Ocak 2008

Çalışıyorum....

Öyle ‘atıl kurt’ durumları olmasa da bir can havliyle açılmazı açmayı, geçilmezi geçmeyi öğrenmeye çalışıyorum şimdilerde..İşe en zor olanla başladım; öncelikle hangi düşüncenin bana engel olduğunu bir bir tespit etmeye çalışıyorum...Bunun için düşündüklerimin takipçisi oldum.
Düşüncelerimi ve duygularımı çocuklarımmış gibi ilgiyle izliyorum. An içinde içgüdülerimin ve duygulanımlarımın farkına varıyorum.
O zaman sevinçten uçuyor, o andan ve kendimden müthiş keyif alıyorum. Sonra yapmak istediğim değişiklikleri kafama not edip, ardından o notları kasmadan-gerilmeden-sıkılmadan eyleme çevirmeyi görev ediniyorum.
Şimdilik beklentilerimin çoğundan vazgeçemedim ama (sanıyorum aslî isteklerimden sonsuza dek vazgeçemeyeceğim), artık beklemekten vazgeçtiğime inanabilirim böylece.
Bunların hiçbiri bir çırpıda olmuyor, her şey oldukça yavaş gelişiyor ve fazlasıyla tökezliyorum tabii ki.. Çok karmaşık değil ama, fazlasıyla basit hattâ. Basitçe yaşamaya devam yani:)
Sözün özü, kendime yeni bir köprü kurmaya çabalıyorum hepsi o kadar.. Zevkle ve şevkle..

Aslında şu an pek de şevkli bir durumda değilim doğrusu.Çok geç kalktım bugün.Tembel pazarın gözünü çıkarıyorum yani.Canım hiçbir işin ucundan tutmak istemiyor.İşin aslı, haftasonu tembellik yapmak benim hayatımdaki tek lüksüm.Bu nedenle şu iki gün bi halt yapmıyorum diye hiç de rahatsız değilim.Yine de şöyle havuçlu bir kek yapmak iyi olurdu.Dolapta kemirmekle bitiremeyeceğim kadar havuç var. Ama ceviziçim yok benim..onun yerine fıstık koysam olur muydu acaba!!?
Of.. ceviz almaya mı gidicem ben şimdi?

13 yorum:

ateşinsesi dedi ki...

iki sokak aşağısı ya
kuruyemişci
bak karda yağıyor
kaldırımlarda beyaz hürriyet
güvercin şarkıları, serçe oyunları
daha ne olsun...

(bazen hepimiz kendimizin bile ulaşamayacağı bir yere saklıyoruz kendimizi, değil mi?


sevgiyle kal

lodoscu dedi ki...

Yukarda bizimki:)) Sen beni kandırıyosun gibi geliyor bana..kar mar görmedim ben yollarda..Dur bakalım yarın yağmur yağacak deniyor biraz da ondan sebepleniriz belki.

Arada bir kendimizi bulmak için saklanmak iyi oluyor sankim:)
Sevgiyle Ateşinsesi.

ateşinsesi dedi ki...

demiş ya birisi "kacarsın ama asla saklanamassın hayattan"

lemon dergisi okumak gibi bi durumdur bu

sevgiyle rüzgar soylu

Keny@lı dedi ki...

zannederim sen de yaşamının ilginç evrelerinden birinde, ilginç tecrübelerden, ilginç dersler çıkarma durumlarındasın.
ne diyeyim, bol şans ve ellerine sağlık...

Adsız dedi ki...

ne kadar içten, ne kadar samimi...
bu aralar ihmalkarım ben, hiç olmadığım kadar...
dostlara gitmez, okumaz, yorum bırakmaz oldum ama buraya gelmek istedim, sebepsiz diilmiş:))
bir rüzgâr gülü misali salındım, gidiyorum...

sevgilerle
carolina

lodoscu dedi ki...

Sevgili Temel,doğru mu anladım bilemedim ama, kara mizahtan söz ediyorsan saklanmaya çalışan açısından öyle de bir hal söz konusu olur bence de.Ama kendisi görebiliyorsa bunu, hanesine bir puan yazılabilir zannımca:)
Sevgiyle Ateşinsesi

lodoscu dedi ki...

Bana göre ne denli tekdüze görünse de,her daim ilginçtir hayat.Evet Kenyalı kesinlikle öyle,o ilginç tecrübelerden yıllardır toplanan ilginç dersleri bir potada eritip yeni bir şey çıkarmaya çalışıyorum diyebilirim.Ve sana bir sır vereyim;bu bana bir hayat memat meselesi gibi geliyor şu an..ama çok yavaş gidiyor ona yanıyorum işte:)
Sevgiler sana.

lodoscu dedi ki...

Hoşgeldin Sevgili Carolina..biliyorum arkadaşım..oluyor..insan bazen böyle molalara ihtiyaç duyuyor...İyi ki geldin di mii?
Aynen..iyi ki geldin..bak ben de özlemişim sesini:)
sevgiler benden...

ateşinsesi dedi ki...

mezarları sevdirirdin hep bana



mermiden gülüşün vardı senin.

seccade koltuğumda öksüz,

dualar korkatı yüreğimde.

yönünü bilemeyen,

sarhoş anılarla yaşarken,

düşlerimde hep,

mermiden gülüşün vardı....

m.m

lodoscu dedi ki...

mermi gülüşü..ölümün soğuğu..
Üşüdüm mü yine ne?

..senin canın sağolsun.

Adsız dedi ki...

merhaba,
çalış öğret ve nihayet...
durumları içinde zamanı harcıyorum ben de.
hala içimde gerçekleştirmek istediğim hayallerimi küllenmekten koruyarak, umutla yaşıyorum.
ama çok şükür der gibi yaşıyorum. bu da bana yetmiyor. sorgulama diyorum kendine, bak gerçekler açığa çıkıyor diye tehdit ediyorum boşuna..
gençler bana enerji veriyor. bu kadar enerjiyi bu bilgiyle harmanlamak gerekir ama.
bir şey yapmalı heyy.
kendine iyi bak. sevgilerimle.
SF

lodoscu dedi ki...

Yapılacağı en baştan biliriz esasında..İlk iş onu bildiğimizi bilmektir.
Bilen birileri “sorularını yürekten sorarsan yanıtlarını da yürekten alırsın” demişler.
İyi demişler bence.İyidir soru sormak..
Yaşayıp yaşamadığımı nasıl anlarım yoksa? Bildiğimi ya da bilmediğimi nasıl bilirim o zaman? Boşver çıksın gerçek açığa..
Sızım sızım sızacağına görmezden geldiklerim, ayan beyan dökülsün kabuklar(!) ortalığa. Yaşamak kadar cesaret ister, güç ister sorgulamak…Eh işe koyulduğuna göre.. gücünü de gördüğüne göre...
şu saatten sonra tehditlere pabuç bırakacak değiliz ya:)

İtiraf etmeliyim ki, bende biraz enerji eksikliği vardı.Kırgınlıkları geriye atmaya çalışmak insanı yoruyor.Ama onlarla yaşamak daha yorucu.Tüm enerjiyi alıp götürüyor geçmişte yaşamak.Onları görmezden gelmek de olmuyor.O nedenle düşüncelere daldığımı fark ettiğim anda kendimi yakalamaya çalışıyorum..yakalıyorum.Sonra ne oluyor? Anlıyorum.Sorumlulukları paylaşıyorum..Hiddetim sönüyor. İşte böyle.Böylece biraz daha enerji depolarım herhalde:)
Geleceği düşlemeğe gelince...artık, sadece umut edip, sadece beklemek yok.Hepsi bu.Bir şey yapmak gerektiğini görüyoruz..ne yapılacağını da göreceğimize eminlik derecesinde inanıyorum ben.
“Şimdinin Gücü”nden söz edildiğini duymuş muydun hiç?Tavsiye ederim,iyi bir şey o.Sadece yine biraz sabır istiyor her şey.Çok uzattım di mi?Kestim tamam:)
Sevgiler sana.

http://siirimsilerle.blogcu.com/ dedi ki...

merhaba,
samimiyet kokusu aldım cümlelerinizden, bloğun genel yapısından, ne güzel, bunu yakalayabilmişssiniz.Tebrik ederim