05 Mart 2010

Kendini Yaşamaksa Yaşamak...

Bazılarımızın içinde doğal bir huzursuzluk vardır...Doğuştandır onların huzursuzluğu. Huzursuzlukları, eğer görebilirlerse gördükleri anlarda, başlarında taşıdıkları bir tâcdır onlara. Mutlu olmaz kolay kolay onlar. Olamazlar ama, oldularmı da sararlar dünyanın herbir yanını mutluluklarıyla. Size arayışların, ideallerin insanlarından söz ediyorum, hiç birşeyden memnun olmayan, huysuz, mızmız olanlardan değil. Mutlulukları beleş olmayanlardan söz ediyorum, sırası geldikçe eldekini ediniverenlerden değil. Aradıklarını bulduklarında ki, öyle bir avazda buluverdikleri olmamıştır belki de hiç birini; gizliden gizliye daha ötesini veya bir diğerini özlediklerini adım gibi bildiklerimden söz ediyorum size. Bahçesindeki çiçeğe ilan_ı aşk ederken ya da yürekten şükrederken onu yaratana, yaşayamadıklarını ve yaşayacaklarını pusuda bekletirler onlar. Ve aramanın acısından kavrulduğunda yürecikleri, "kendini yaşamanın" tam ortasında yaşarlar.


Bir çiçek olmak istemişledir her zaman. Çiçeğin yaprağına yürüyen su. Dağlarda sektiren keçilerin kralı. Ana kuzularının çobanı. Öğrenicilerin öğreteni. Taşar yürekten sızım sızım dilekleri.


Bitmez.
Bitemez...

Çünkü....


Onlar arayışın kendisidirler.
Kalıba öyle dökülmüşler bir defa.
Arayış biterse "kendini" yaşayamazlar onlar.


Birşey bulmak şart değildir esasında esas olan. Belki iyi olur, belki hoş olur, güzel olur. Belki muhteşem olur bulmak. Ama hayır..şart değil muhakkak. Çünkü bir çok kadının ve bir çok adamın işi aramaktır, bulmak değil.

Şu koskoca dünyada arıyor, arıyor, arıyor ve pek az buluyorsak eğer, bizim işimiz aramak olsa gerek; bulmak değil.


Ama yine de..elbette....iyi olur, hoş olur, güzel olur. Olursa muhteşem olur aradığımızla buluşmak!


14 yorum:

Newbahar dedi ki...

Doğal bir huzursuzluk...
Bilmem ki başımıza taç mı yapmalı, yoksa bitmek bilmeyen arayışlardan yorgun düşen ruhumuzu rahatlatmanın yollarını aramak için yeni bir arayışa daha mı girmeli!!..
Bizim iş böyle bir dönence işte.

Sevgiler

LODOSCU dedi ki...

Duraklamalar olsa da arada, bir anlamda yol hep aynı ama, tekdüzelikten sıradanlıktan uzak bir ayrılıktır bu. Bildiğin bir yolda bilmediğini yaşamak gibi..
Aslında bu da sizin dediğiniz gibi bir şey değil mi?

Sevgilerimle Newbahar.

bilge dedi ki...

nerelerdeydiniz sizi merak ettim..umarım her şey yolundadır..
dilerim bildiğin yolda bilmediklerini yaşamazsın sevgili lodoscu
sevgiler..

LODOSCU dedi ki...

Aslına bakarsan bir ayı aşkın bir süredir bildiğimi zannettiğim halde bilmediğimi gördüğüm pek çok şeyi yaşadım, yaşıyorum..
Ama iyiyim. Herşeye rağmen iyi olduğuma göre de her şey yolunda demektir diye düşünüyorum:)

Nazik yorumun gücüme güç kattı inan. Teşekkür ediyorum.
Sevgiler Bilge.

hasretsenfonileri, dedi ki...

Aradığını bulduğunu zannetmek en kötüsü sevgili lodoscum..Çünki bulduğunun aradığın olmadığını anladığında, kaybolan sadece zaman ve emek olmuyor..
Ancak ben o kayboluşların içinde arasında bulduğum kırık kesik heceleri birleştirip şiire dönüştürüyor ve pek çok kayıplarımın aslınd yol-su-elektrik gibi olmasa da bana bir us pahası olarak geri döndüğünü düşünüyorum..
Belki de akıldan ırak bir tesellidir sadece!

Bu arada, senin blog oğlumun bloğu ve iki kişinin daha silinip gitmiş sayfamdan.. yazıyorum yine siliniyor.. Ben de beni sizlerin sildiğini düşünüp günahlarınızı alıyorum!!!

LODOSCU dedi ki...

Yok..onun teselli olduğunu zannetmiyorum hocam. Akıldan ırak olduğunu hele, hiç. Olsa olsa tâcın en değerli taşları olurlar onlar:)
Bazen..bir şeyi çok ama çok istediğimizde bir yalan atarız kendimize ve kanmak isteriz, aradığımızı bulduğumuz yalanına. Ne yazık ki gerçeğin saklanacak bir yanı kalmayınca yaşanan hayal kırıklığı büyük oluyor. Büyük istekler büyük riskler taşıyor bir anlamda. Olsun benim canım hocam. Hiç bir şey olmayacağına büyük istekler ve büyük riskler olsun.


Farketmiştim ben benim sizde olmayışımı. Ve yazmadığım için gönülden de ırak olduğumu düşündüm.
E öyleyse ben de günah almışım:)
..

Az daha unutuyordum. Çay demlenmek üzere!

tufan dedi ki...

Evet,güzeldi gerçekten,ben şahsen payıma düşeni aldım bu güzel anlatımdan.

Aramaya devam,üzülsek de ezilsek de bu yolda aramaya devam.

Saygılar sevgiler.

LODOSCU dedi ki...

Sağolun Tufan Bey:)
Aksini yapmak istesek bile bu mümkün olmuyor...Bazıları için devam etmek bir nevi zorunluluk olmalı.

Çınar dedi ki...

Böyle aramalar bitmez biterse de ömür biter böylesini arayana. Çok doğru, bulmak değildir belki de amaç, yalnızca aramak. Bulunca yetinmeyip yine yine aramak, daha doğruyu daha güzeli. Böylesi, gelişmek büyümek yücelmektir belki de.

Sevgiler

LODOSCU dedi ki...

Kesinlikle evet. Arayışlar parçaları yerine koymak, büyümek, oluşmak, tamamlanmak için var olsa gerek..Sonuçta herşey gerçeğe ulaşmak için.

Sevgi ve teşekkürlerimle sevgili Çınar.

Ecehan dedi ki...

Tekrar buluştuğum için muhteşem mutlu oldum.(Blogspota yeni alışıyorum da)
Selamlar sana...

LODOSCU dedi ki...

Buluşmak güzel...çok sevindim mutluluğuna. pisi'yi bu akşam da açmayacaktım nerdeyse. Gecikme için kusuruma bakma lütfen.
Sanırım ben de artık buluşsam iyi olacak:)


Sevgiler.

Onuncu Köyün Adamı dedi ki...

Aramak aramak aramak..ve bulmak olsun şansımız. Ve Hasret senfonilerinin dediği gibi, aradığını bulduğunu zannetmek kadar kötü bir şey yok, 40yaşımdan sonra bu yanılgıyı yaşadım..
Bildiğinizi sandığınız ama bilmediğiniz şeyler konusunda, bu cümleyi bende söyledim demek istiyorum..çok şaşırtıcıydı benim için.
Blogunuza yeni ulaştığım için kızdım kendime..çok güzel.

LODOSCU dedi ki...

İçimden bir ses şaşırmaya açık olanın daha çok şaşıracağını söylüyor. Ama iyidir değil mi şaşırmak? Yaklaş ya da uzaklaş uyarısı gibi. Bazen tokat sesi bazen de sevinç çığlığı gibi. Şaşırmak canlı tutar alâkayı.
Sevgili Onuncu Köyün Adamı, sözün başındaki dileğinize katılmamak mümkün değil. İzninizle siz dahil tüm arayışçılar adına amin diyorum.
Teşekkür ediyorum nezaketiniz için..
Hoşgeldiniz.