01 Kasım 2009

anlam üzerine..

Blog alanına girdiğim ilk zamanlarda amacımın kendimi ifade etmeyi öğrenmek olduğunu açıklayıcı bir not iliştirmiştim sayfama. Düşüncelerimi, inanışlarımı paylaşmak istiyor fakat, anlatmakta güçlük çekiyor/d/um kendimi. Neden? Nedeni biraz derin.

Ben'den sen'e geçmek..Ben nesnesinde sahip olduğumu sen'de anlamak istiyorum esasında. Yani esasında 'siz'le yaşamak istiyorum. Yani madalyonun diğer yüzünü okuyabilmek. Yani benden yola çıkıp 'sen'e varmak..'sen'in farklı gerçeğini, farklı inanışını, farklı bildiğini anlamak istiyorum....Neden? Nedeni çok derin.

Yapmak istediğim artık "nihai gerçeği" aramanın (ve/veya neden varımı - ne yapmalıyımı aramanın..evet işim gücüm budur nihayetinde) ötesine de geçip, gerçeği hayata geçirmeyi, uygulamayı öğrenmektir. Ve bu, benim sıçramam gerektiğini düşündüğüm kendime özel bir alandır.

Kendi adıma nihai amacıma varmak için bir çok amaç (bana kalırsa gerçekte onlar birer araçtırlar) dizmişim ve dizeceğim yollarıma. Nihai amaçtan kastım benim yaşamımın anlamıdır. Bu ilk gençliğim biter bitmez etrafında dolaşmaya başladığım bir mesele.

Herbirimizin gerçekleştirmesi gereken (ya da hadi yapmak istediği diyeyim) amacı/amaçları var. Bilinçli ya da bilinçsizce yürürüz. Olmadı etrafında dolanırız da yolun, neyin etrafında dolandığımızı, neden dolandığımızı bilemeyiz bazen. Sonra gün gelip de girişini görebildiğimizde anlarız ancak, o yolun bizi ağırlamak için yanıp tutuştuğunu.

Bazı şeyleri şimdi burada sizin ve benim yolculuk öykülerimizi okurken daha net görebiliyorum. Bu nedenle buradan gitmeyi ne zaman düşünsem "saçmalama" diyorum kendime. "Daha anlatacak..daha anlayacak...birbirimize anlatacağımız ne çok şey var."

Bilmenizi isterim ki, ben tıpkı sizin gibi..biraz spontan bazen planlı bir gelişim çizelgesiyim sadece. Henüz açıklıkla anlatmayı beceremiyor olabilirim ama bence en kısa, en basit ve en güzel ifadeyle, esasen paylaşmaktan söz ediyorum size..sevmekten..sizi sevmekten.




Son bir nokta: Başlık konusunu içerikte arayıp da bulamadıysanız lütfen kızmayın bana..anlatacak çok şey var dedim ya..durun bakalım:) Daha yolun başındayız.



images.google







8 yorum:

Ozge Sipahioğlu dedi ki...

ifade edebılmek onemlı cidden..anlam ı da beklıoorum postta:)

LODOSCU dedi ki...

Eh..içeride ahenkten yoksun bir çok ses varken zor oluyor çoğu zaman.
Mümkün olabildiğince yazmaya çalışacağım:)

Adsız dedi ki...

aklıma aynalar geldi yazını okuduğumda. insan insanın aynasıdır derler ya hani öyle.
biz birlikte büyüyüyen çocuklar gibiyiz aslen.kendimizi buluyoruz birbirimizde ve birbirimizle:)
sevgiler gönderiyorum.
bir dost:) sfelsefeci

LODOSCU dedi ki...

Tamı tamına aynen katıldığım iki müthiş cümle..
Birlikte büyüyoruz.
Hem de galiba benimle.. aynalardaki seni görebildiğimiz kadar..

Biliyor musun..bu yazdığın satırlar bana doğum günü armağanı oldu (bugün değil). Mutlu ettin beni.
Sağol dostum:)

hasretsenfonileri dedi ki...

Ne mutlu sizlere ki derdiniz büyümek!!! Oysa ben, sizlerle genç olmayı, hatta çocukça takılmayı seviyorum.. Çünki birlikte büyüdüklerim birer birer dağın öte tarafına geçmeye başladılar..
Yine farklı meridyenlerde savruldum..Yazılarındaki ifade derinliğinde yüzmeyi çok seviyorum sevgili lodoscum.

LODOSCU dedi ki...

Genç kalan ruhlarla ilgisi vardır belki bunun:)Gençlerle takılmaktan ben de çok hoşlanıyorum aslında..
Ama Hocam..genç- olgun fark etmiyor bence. Büyüme sancıları hiçbir zaman dinmiyor.

Yine de sizi anlıyorum sanırım. Bazı sebeplerle o meridyenlerde hepimiz savrulabiliyoruz.
Sonra beraberimizdekilerle devam ediyoruz büyümeye. Böyle işte...

Teşekkür ediyorum.

Adsız dedi ki...

canım arkadaşım...çok teşekkür ederim...sağol varol...

sevgiler lodoscum...

LODOSCU dedi ki...

Sen de sağol canım,
kendine iyi bak.