03 Mayıs 2009

Etkiyle Tepki : BİR SINAV

Beklentilerimize karşılık vermeyen ve bu defalarca yapan birine kızgınlık duyulmasını doğal karşılardım..taa ki bu düşüncemin yanlışlığını farkettiren son derse kadar.

Alamıyorsak bu vermeyi başaramayışımızdan mıdır? Belki öyle..belki değil...Açıkçası kendime karşı dürüst olmaya çalıştığım sürece bu konuya fazla takılmamakta kararlıyım. Almayı dert etmediğim sürece bu hiç sorun olmaz. Ama işte konu bu! Almayı dert etmek: konunun-sorunun ta kendisidir bu. Bazı durumlarda almayı dert ediniyorum hâlâ. Açıkçası sevgi bağı kurma ve sürdürme çabalarımda karşılık beklediğimi anladığımı itiraf ediyorum.

Beklentilerde üzüntü-kızgınlık-öfke kaçınılmazdır aslında. Çünkü en azından bir şey-tek bir şey olsun tam istediğimiz gibi olmayacaktır ve kusur arayan gözler aradığını bulacaktır mutlaka.



Beklentilerimizin öznesi kim olursa olsun..Kimse bizim istek veya beklentilerimize karşılık vermek zorunda değildir. Karşılık bulmak hoştur, muhteşem olur ama kimsenin buna zorunluluğu yoktur. Ancak bunu bildiğimiz zaman etkilerin ardında yatanları görmeye çalışır ve kızgınlığı anlayışa dönüştürebiliriz.

Esasında büyük hatayı tekrarlıyorum yine..Hayır..Bunu bilmek, her daim hatırda tutmak yetmez: bilgiyi özümsemek gerek. Vakit kaybetmeden duygularımı aklımla an içinde dengelemeyi öğrenmem şart oldu. Yaşadığım..ve dahi tekrar tekrar yaşadığım olayların ya da aldığım derslerin sınavından geçmek istiyorsam isteğin ihtiyaca (mecburiyete) dönüştüğü noktadayım demektir. Bir sınavı veremezsem ardından daha zorlusu gelir...

"Bildiklerini özümledin mi?

hayatına katabildin mi?

Bilgi senin oldu mu?"

Ve benzeri sorulardan sonra sonunda bir de meydan okunur:

"Hadi göster bakalım bildiğini..yap yapabiliyorsan"

Bildiğim bir şeyler var evet..hakkımı teslim etmeliyim..Ama bu sayfa onlara ait değil...
Şimdi duygusal emeğimin karşılıksız kalmasına üzüntü duyduğumu itiraf etmek zorundayım.
Üzüntü duyuyorum..o halde karşılık bekliyorum...hâlâ?..


Bir notere gidip ahmaklığımın tescilini mi yaptırsam acaba! Çünkü..belki ancak ahmaklar büyük sınavlardan muaf tutulur. Ve ancak bir ahmak olduğumu kabul edersem rahat ederim...de ben böylesi bir rahatlığı hiç istemiyorum. Elbette sakin-sakin kıyıdan-kıyıdan gidiversek iyi olurdu. Ne var ki benliğe karşı yapılan savaşların çocuk oyunu tadında olmadığını söyleyenler haklıymış..Dolayısıyla diyorum ki; pes etmedim. Edecek de değilim. Karşılık beklememeyi öğrenmek istiyorum.

***

Duygularımı, düşüncelerimi, inançlarımı ve bazen yaşadıklarımı aktarıyorum ya burada..hepsi etkileşim..iletişim..ve paylaşımla bilginin edinilmesi, varsa bilginin pekiştirilmesi ve özümlenmesi adına. Sonuçta burası da bir arena..yaşayanların yaşadıklarının izlerini taşıyan. Belki de bunun için seviyorum burayı..izlerden payıma düşeni okuyabildiğim ve öğrenmeye burada da devam ettiğim için. Ama ille de arkadaşça yaklaşımlarını seviyorum böyle izler bırakanların. Çünkü her yerde her zaman..asıl maksat muhabbet olsun istiyorum...


Son söz: Yaşamak üzerine gönüllü eğitim alan ben, aldığım derslere katkıda bulunan herkese ve her şeye içtenlikle teşekkür ediyorum; sevgilerimle.

8 yorum:

hasretsenfonileri dedi ki...

Ben ahmaklığımı seviyorum sevgili lodoscum .. Her konuda akıllı olmanın o sert ve şekilci görüntüsü yanında, zaman zaman ahmaklığın yumuşacık rahatlığı beni daha mutlu etmekte..Kendisi ile barışık her insanın böyle hissedeceğine de eminim..
Seni üzen, yoran ve kendine isyan bayrağı açmana sebep olan, verdiğin sevgiye beklediğin karşılığı bulamaman mı, yoksa bunu itiraf etmen mi?
Dürüst bir karaktere ve dolup taşan bir akla sahip olduğuna inancım sonsuz.. Sadece duygu yönü ağır basan ve bunu tam olarak fark ve kabul edemeyen insanların çelişkilerini yaşıyorsun gibi geldi bana..
"tecrübe" ile "hata" biri olmazsa diğeri olmazlardandır. Birbirlerini birebir
tamamlamalarına rağmen asla birbirleri ile geçinemeyen iki zıt kardeş gibidirler aynı zamanda.. Bir gün 'hata', "ben olmasam sen olmazdın senin var olma sebebin benim" demiş tecrübe'ye.. "Çok haklısın" diye cevaplamış tecrübe.. "sen olmasan ben yaşayamam doğru.. çünki sen öldükçe ben uzun yaşarım!"
Yaşadığımız her sınavda hatalar ölmekte tecrübe güç kazanarak yaşamakta bu yüzden sevgili lodoscum..
Karşılık bulunamayan ilgi sevgi veya muhabbet, adı ne olursa olsun, insanın içini acıtır. Ama bir gerçeğin ortaya çıkmasında da yardımcıdır. O da, karşılık vermeyenin, veya vermeyi geciktirenin, bu özel konuma lâyık olamayışıdır..
Aslında budur, farkedildiğinde inen gerçek tokat ..

LODOSCU dedi ki...

Bazen bir ahmak olduğumda.."aferin"
diyorum "yine yaptın en iyi yaptığını" ama iyi bir şey bu..öğrendin bunu nasıl yapman gerektiğini." Hoşgörülü ve biraz da mutluyumdur eğer bir defada öğrenirsem.

Hayatın güzelliklerini farkettiren duygularımızdır ama akıl da o güzellikleri, o zenginliği bizim hayatımıza almamıza yardımcı olmaz mı? Belki bu sefer başarırım diyerek, inatlaşarak, aklın ışığını kendi elleriyle bile isteye engellemek..benim yaptığım budur.
İnsan hatayı farkettiği halde ısrarla sürdürürse onu, sonuçta üzülmek kaçınılmaz oluyor.

Ulaşmayı çok istediğim bir alan var..oraya köprü kurmaya çalışıyorum..kuramıyorum.
Biraz denge oluşturabilirsem başarırım belki diyorum...ama hala olmuyor. Karşılık vermeyenin tokatına izin verdiğim için ya da aslında başaramadığım için kendime çok kızıyorum.
Hasret Hocam..bu yönümle devamlı bir kavga halinde olduğum bir gerçektir ve bunun da çok yorucu olduğunu kabul etmek zorundayım. Yine de ısrar etmekten başka bir çare göremiyorum.

Sizi sevgiyle kucaklıyorum Hocam....

hasretsenfonileri dedi ki...

amacına ya da ulaşmak istediğin her ne ise, ona o an ulaşamıyor ve o fikrinden de vaz geçemiyorsan eğer,
yer değiştir.. şekil değiştir.. taktik değiştir.. yorulduğun kadar karşındakini de yor ki.. hataları çok olan ama sonuçta tecrübeli bir insan olabilesin..
O kurmak istediğin köprüden geçerken de bana el salla ben hissederim sevgili lodoscum.

THE PIED PIPER OF HAMELIN dedi ki...

Bir sürü sapak içinden yolumu buldum geldim. Yorgun ve bitkindim. Eski dostlarımı buldum sevindim...
Son derste de olsa, son anda da olsa, en kötüden de gelse ders derstir. Almak, kabul etmek, yenilenmek lazım. Ben de dersimi aldım.
Yenilendim.
Doğum günüm bile değişti.
:))

LODOSCU dedi ki...

Taktik ve şekil değiştir..meliyim.
Yoldakileri tek tek değiştiremeyeceğime göre benim yeni bir revizyondan geçmem en iyisi.
Düşünüp araştıracak yeni bir şey verdiniz bana:)

Hasret Hocam..köprü işi olursa kalbimdeki bütün muhabbeti size yollayacağım.
Onu hissedeceğinizi biliyorum.

LODOSCU dedi ki...

Sevgili Kavalcı hiç ses etmeden kaybolmuştun..dün gece buraya girerken gördüm geldiğini..ama sen gelirsin diye ses etmedim ben de:)

Güzeldir yenilenmek..yeniden doğmak..bak parıl parıl parlıyor ışığın..

Doğru diyorsun arkadaşım..dersler alınmak içindir..de anlayana:)
Yine de umutluyum..bu defa olacak sanırım.
Görüşürüz, kendine iyi bak.

Adsız dedi ki...

her şey fizik kurallarına boyun eğmiş gibi. ben eğdim en azından. etkiye tepki vermeyi, düşeceğim zaman, yerçekiminin var olduğunu ve yere düşeceğimi öğrendim.
yaşamak doğmak, büyümek ve ölmektir. aradaki karmaşanın kusuruna bakma sen, demişti bir bilge sincap.
sende bakma lodoscum.
sevgilerimle.
SF

LODOSCU dedi ki...

Ne kadar zor olsa da…
“E vazgeçmeyecek olan kusura bakmasın zaten” deyiverdim bir çırpıda..

Bi de.. şu çekiminin şiddetini bilmeyenimiz var mıdır acaba?…
Ben hiç zannetmiyorum.
Eşyanın tabiatına aykırı ne de olsa:)

Sevgilerimle canım Felsefecim.