03 Mart 2008

kötü komşu..

Dün gece üstteki komşular gürültünün gözünü çıkarınca haliyle benim gözlerim de sabahın üç buçuğunda ferfecir okumak istedi.

O saatte kalkınca sinirden ilk iş uğurkedisi ile kavga ettim. Dikkat ettim de, o benlen hiç kavga etmiyor nedense. Öyle olunca insan deşarj olamadığı gibi fazladan iki kat gerilebiliyor. Siz, siz olun sebebi ne olursa olsun kedinizle kavgaya tutuşmayın sakın. Kendinizle kavga etmiş kadar harab olursunuz çünkü. Benden söylemesi.

Neyse, üstten gelen sesler saat dördü çeyrek geçe kesildi. Peki o vakit ben uyuyabildim mi?
Hayır tabii ki...
Sakinleşebildim mi? Hayır tabii ki yine...
Aksine daha da sinirlenmiştim.Yahu benim ayaklanmam mı gerekiyordu onların yatıp zıbarması için acaba? Sonrası çızık gözler, çatık kaşlar, bal damlatan sözler..

Yine sinirlendim şimdi..de neye yarar? Yukarı çıkıp iki çift laf edemedikten sonra, bu sinirin tadı mı çıkar???

Evvelsi yıl gecenin ikisinde tepemde üst üste iki ses bombası! patlatan hatun kişinin kapısına dayanmıştım. Allah'ım o ne büyük mutluluktu öyle:)) İşin sonunda karakolluk olacağımdan emin tam teşekkül giyinmiş ve öyle çaldırmıştım kapısının zilini. Bana kapıyı açan olmadı o başka...Bak işte o zaman insan çok bozuluyor. Sonuçta adam dövmeye gitmedimdi ki ben..(Gidemezdim zati.. ruh müsait değil çünkü.Cüsse dersen hiç diil.Hem de hiiiç diil..) Hem saygısız, hem korkak olan o komşum, hemen o ay annesinin yanına taşınmıştı. Ve ben de mutlu olmuştum.
Dün geceki durum başka ama. Dün gece, açılacak kapının ardından biliyordum ki, cangaloz sıfatını bütün anlamıyla hak eden bir çalı süpürgesiyle, bir adet meşe kütüğü çıkacaktı karşıma. Sözün kısası çıkamadım yukarı ve arayamadım hakkımı. Sinirlenmemin asıl sebebi de bu.
Şimdi iki saatlik uykunun ardından sıkı bir mesaiyi tamamlayabilmenin gururunu taşıyorum..

Bi de kendimi taşıyabilsem güzel olurdu aslında.

Sinir minir kalmadı.Ve sanırım birazdan yere yıkılacam..

Ama önce pispisimin gönlünü almalı..
Şımarıklığına devam edince bana dün geceyi hatırlattı. Yani ben yine benlen kavga ettim az önce.
Yine de o darıldı bana.
Gidip canımpisimi bulayım da öyle yıkılayım bari.

10 yorum:

ateşinsesi dedi ki...

kedi şiirleri antolojisi

ben ki çağ dışı bir uyumsuzluk delisi,
kendi ipimi belki kendim çekerim.
gölgeme dadanmış bir tuhaf güz kedisi,
her yere peşimden onu da sürüklerim.

metin altıok

çatı saçak direk
boyunca akşam ve ağaç
iki kedi oturmuş duvara
karşılıklı
iki sevdalı kedi
iki totem gibi.

oktay rifat

kedinin haberi bile yoktur
sözlüklerde
yazılı olanlardan

onlardaki olmayanı
bilir ya.

eugene guillevic

uyuşamayız, yollarımız ayrı;
sen ciğercinin kedisi, ben sokak kedisi;
senin yiyeceğin, kalaylı kapta;
benimki aslan ağzında;
sen aşk rüyası görürsün, ben kemik.

ama seninki de kolay değil, kardeşim;
kolay değil hani,
böyle kuyruk sallamak tanrının günü.

orhan veli

tek parmakla dokunmak için
biraz büyük bir hayvandır kedi.
kuyruğu başına değer,
bu çemberde döner
ve yanıtlar okşamayı.

ama geceler, gözlerini görür insan
solgunluk, doğuştan tek yetileri.
çok büyüktür bu gözler, saklanmaz
ve çok ağır, düşlerin yitik rüzgarı için.

dans ettiğinde kedi
hapishanesini yalıtmak içindir bu
ve düşündüğünde
gözlerinin duvarında dek gider.

paul eluard

su başında durmuşuz çınarla ben, bir de kedi.
suda suretimiz çıkıyor
çınarla benim bir de kedinin.
suyun şavkı vuruyor bize
çınarla bana bir de kediye

nazım hikmet

deli kedi deli deli
ne arıyorsun ağaçların üzerinde?
o kuşu tuttun muydu
başın göğe erecek diğ'mi ?..
o kuş ki zümrütüankâ...

can yücel

şu kabuslar
şu karabasan gece
şu çıldırasıya yaşlandığım ömür...
aç gözlerini kedicik
içimde bir senin ışığın kaldı
dolunay şefkati
tüylerinle ört göğümün üzerini

temel kurt

lodoscu dedi ki...

Hımmm..kocaman bir hediye paketi gördüm sanki! Paketin içinde de bir dolu pisi:)

Ama böyle bir armağanın karşısında, ben de sana bir kedi yavrusu vermek istedim şimdi:)

Şairlerin her biri anlatmış, kedinin bir bir özelliğini.Okura düşünmek düşer bu durumda.

Ciğercinin kedisini bilmeyen /sevmeyen yok.Ben şimdi de uyumsuzluk delisini, iki sevdalı kediyi, bilmiş kediyi, Nazım'ın kedisini sevdim..
Dolunay şefkatiniyse en çok sevdim.
Şair yazmış yine işte.Yüreğin dert görmesin senin e mi?

ateşinsesi dedi ki...

Öpünce gözlerini
ayrılık kokuyordu zerdali çiçekleri
sonra uzun uzun susuyorduk
yağmur birikiyordu gözlerimizde.
Oysa ki
kaç kez ağzına tuz dökmüştüm
soluğuna asmıştım tenimi.

2

Sana kuralsızdım
öğreniyordum yalnızca
şu mor çiçeklerin tanıdığı kadar baharı.

Hangi kedinin düşü bu
hangi masal henüz yazılmamış olan
göğsüne inen
şu iki yıldızın yurdunda.



t.kurt/nedir bu kedilerin şaire yaptığı yavvv

lodoscu dedi ki...

Sana bir kedi bulmak şart oldu.

Bak o zaman o kedi sana neler yapacak:))

ateşinsesi dedi ki...

sekiz mart
kedi düşleri
sekiz mart
kadın düşleri
kutlu olsun

:)

lodoscu dedi ki...

Eyvallah:)

Kadın düşleri hiç bitmesin ve ama, hep gerçekleşsin diyorum ben de.

Teşekkür ediyorum arkadaşım.

..........

Bu akşam çiçekler alıp geldim eve..
Sarı ve mor çuhalar, nergis ve mor afrika menekşesi (evet hep sarı ve mor almışım).
Sana yazıp, onları yeni saksılarına yerleştirdim..
İçimden geldi, birini sana yolluyorum. Ben karışmıyorum bak hangisini istersen seç artık .

http://siirimsilerle.blogcu.com/ dedi ki...

yüreğinize sağlık.Aslında blogcuların blogspota gecmesi gerektiğini düşünenlerdenim.Git gide blogcu çöküyor gibi çünkü

ateşinsesi dedi ki...

mor kedi çiçeğini seceyim bari
ama bir kadeh rakı içelim önce ha birde pencereyi açık ko neyzende gelecekti


sevgimle kal.

lodoscu dedi ki...

Hoş geldiniz:)

Siz blogcudasınız ama aynı paralelde blogspota da yayınlıyorsunuz değil mi?
Ben yazılarımı aylardır sadece buraya yazıyorum. Blogcu'daki sorunlar devam ediyor mu izleyemiyorum.
Orada yazmayı kesebildim ama, blogcu'nun benim kısa blogculuk geçmişimde çok önemli bir yeri olduğunu düşünüyorum.
Bir de blogcu'da izlediğim ve sevdiğim çok arkadaşım var.Sanırım sonuçta orada bir adresimin olması hoşuma gidiyor.Ama yine de onlar da bloggera geçerlerse hiç bir itirazım olamaz:) çünkü burada çok rahat ettim ve onların da etmesini isterim. Hem burası hiç bir yere uzak da değil:)

lodoscu dedi ki...

Aman Temel bu benim için ne şeref diyorum başka da bi şey diyemiyorum..Ha unutmadan ben açtım bütün pencereleri ama, keşke bütün açık pencerelerden bir Neyzen gelebilseydi diyorum.

Sevgiyle:)